Yorum: #1
04-03-2010, 14:33
Genel Bilgiler
Yollara 1974 yılında çıkan ilk Golf, aynı zamanda kompakt sınıfın doğuşunu da simgeliyor. Dördüncü nesliyle Türkiye'de de çok popüler olan Golf’ün beşinci nesli, 2003 yılının son aylarında Avrupa'da satışa sunuldu. Türkiye'ye ilk etapta 1.6 litre 102 HP, 1.6 litre 115 HP'lik benzinli motorlarla ithal edilmeye başlanan Golf V'in 2.0 litre 150 HP benzinli versiyonu haziranda, 2.0 litre 140 HP dizel motorlu versiyonuysa eylülde satışa sunulacak. Yeni Golf, üç ve beş kapılı karoser seçenekleri ve 4 farklı donanım paketiyle satılıyor.
Karoser, iç mekan
Tüm sınıflarda değişen tasarım trendleri, yollarda çok farklı karakterlerde otomobiller görmemizi sağlıyor. Alışılmadık çizgilere sahip modeller arasında yine tanıdık bir tasarımla mücadele etmeye devam eden Golf, muhafazakar müşterileri ve tasarım oyunlarından hoşlanmayanları hedefliyor. Dördüncü nesile göre çok daha dinamik görünen yeni Golf, eskiden kalan ana hatlarını gizlemiyor. Kalın ve dik C sütunu bu hatların en belirgin olanları. Golf V, boyutları bakımından yerini aldığı modele göre önemli farklılıklara sahip. Aks mesafesi (2578 mm) 67 mm uzatılan yeni Golf, dördüncü nesilden 55 mm daha uzun (4204 mm), 24 mm daha geniş (1759 mm) ve 41 mm daha yüksek (1485 mm) yapıya sahip. Audi A3 ile birlikte VW Touran'ın da üretildiği PQ35 kodlu platform üzerine geliştirilen yeni Golf’ün burun yapısında ilk dikkat çeken unsurlar, geniş ön alt spoyler, iki lensle daha saldırgan bir görünüm kazanan farlar, üç şeritli ızgara, kullanılmadığı zaman kaput ile ön cam arasına gizlenen silecekler oluyor. Aracın A ve B sütunları arasındaki yapı, 4. nesil Golfle benzerlik gösteriyor. Arkadaysa düşük bagaj eşiğiyle Polo'yu andıran bagaj kapağı ile birlikte profile taşan stop grubu yer alıyor. Yeni Golf’ün gövdesinde güvenlik anlamında da ciddi çalışmalar yapılmış. Gövdenin dinamik sertliğinin bükülme direnci yüzde 15 ve esneme direnci de yüzde 35 arttırılmış. Gövdenin statik bükülme sertliği (25 bin Nm) yüzde 80 oranında geliştirilmiş. Bu değer halen sınıfının en iyi rakamı. Ayrıca yeni Golf’ün, 2005 yılında yürürlüğe girecek olan ve daha sert kurallar içeren arkadan çarpışma testlerini karşılayabilecek biçimde geliştirilmiş olduğu da vurgulanıyor. Otomobilin dış boyutlarındaki büyüme, iç mekanda da hemen hissediliyor. Örneğin önde omuz mesafesi 3 cm, arka koltuklardaki diz mesafesi ise 5.2 cm arttırılmış. Kokpit tasarımı eskisine göre daha modern ama hala sade. Gösterge tablosu dört daire ve bir yol bilgisayarı ekranından oluşan Golfte üç kollu yeni tip direksiyon simidi kullanılmış. Aracın tamamen yeninen orta konsolu ise Touareg ve Touran modellerini andırıyor. Tüm bu yeniliklere karşın, far kumandası elektrikli cam düğmeleri gibi bazı unsurların eski nesilden alınması, maliyet kaygılarının ne kadar öne çıktığını gösteriyor. Plastik ve işçilik kalitesi konusunda da yer yer eski nesilin gerisinde kalan Golf V, buna rağmen sınıf standartlarının üzerinde kalmayı başarıyor. Tüketicilerini beklenmedik ölçüde yüksek kaliteye alıştıran Golf, bu tip eleştirileri almaya hazır olmalı. Büyüyen boyutlar Golfte fazladan 20 lt (350 litre) daha bagaj hacmi sağlıyor. Ancak iki parçalı katlanan arka koltuk sırtlıkları dışında değişkenlik özelliği sunmaması, eksi puan anlamına geliyor.
Motor, performans
VW, direkt benzin enjeksiyon sistemine FSI adını veriyor. Golf’ün 1.6 litrelik FSI motoru ilk kez Touran modeliyle Türkiye pazarına giriş yapmıştı. Üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı modern motor 115 HP güç ve 155 Nm'lik torkuyla kendi sınıfının en başarılı değerlerini sunuyor. Bu motor, uzun yıllar Golfte kullandığı 8 supaplı motoru nedeniyle olumsuz eleştiri alan VW'den gerçekten etkileyici bir cevap. Ancak bu cevap, pratikte, kağıt üzerinde olduğu kadar etkili olamıyor. Alt devirlerde biraz yorgun hissi veren, orta devirlerde kendine gelen motor, uzun oranlı 6 ileri vitesli manuel şanzımanın da kurbanı oluyor. Üst devirlerde gücünü oldukça iyi hissettiren motor, 5 ve 6'ıncı viteslerdeki ara hızlanmalarda sürücüsünü hayal kırıklığına uğratabiliyor. Yakıt ekonomisi amacıyla uzun tutulan son iki vites sanki otomobilin tüm hareket enerjisini yutuyor. Devir ibresi 3000 seviyesini geçtiğindeyse FSI motor karakter değiştiriyor ve yüksek devirlere doğru istekli bir şekilde tırmanmaya başlıyor. Devir bandının sonlarına doğru sesini de yükselten motorun gaz pedalına verdiği tepkiler de oldukça hızlı. Bu nedenle sollamalara çıkarken vites düşürmek çok faydalı. Yakıt tüketimim düşürmek için uğraşan mühendislerin son buluşlarından biri olan direkt benzin püskürtme sistemi, Golfte işini iyi yapıyor. 100 km'deki 7.8 litrelik ortalama tüketim değeriyle Golf’ün menzili 700 km sınırını aşıyor.
Kullanım, konfor
Daha önce bir Golf’ün çok iyi yol tutuş özelliklerine sahip olması için GTI olması gerekiyordu. İşte Golfte yaşanan en büyük değişiklik de burada. Dört kollu, bağımsız arka süspansiyonla donatılan Golf, artık göğsünü gere gere virajlı yollarda ava çıkabiliyor. Bu sınıfın en iyi yol tutuşa sahip otomobili olarak gösterilen Ford Focus'un tahtını sarsan Golf, yüksek konfor seviyesiyle de rakiplerinin önüne geçebilecek kapasitede olduğunu gösteriyor. Sportline donanım versiyonunda standart olarak sunulan ESP, sürüş güvenliğini en üst noktaya çıkarıyor. Elektrohidrolik direksiyon sistemi de benzerleri arasındaki en iyi örneklerden biri. Bu sayede keskin ve net yönlendirmeler yapılabiliyor; ancak hıza duyarlılığı biraz fazla sert kalıyor. Yeni Golf’ün sürücü koltuğu çok rahat sayılmaz. Çok geniş bir mekan olmasına karşın minderin uzun yapısı kısa ve orta boylu sürücülerin baldırlarına rahatsızlık veriyor. Buna karşın, tanıdık ayarlama mekanizmaları kolay kullanılıyor ve koltuk istenilen pozisyona rahatça ayarlanabiliyor. Direksiyon simidinin yükseklik ve derinlik ayarlı olması da sürücünün işini kolaylaştırıyor. Tipik Golf özelliği olan kalın C sütunu daha önceki nesilde olduğu gibi çapraz görüşü aşırı kısıtlıyor. Ama herhalde Golf kullanıcıları bu duruma alışmıştır. Golf V'in süspansiyon sistemi kadar etkileyici bir diğer yönü de fren sistemi. 100 km/s hızdan yaptığımız ilk frende 36 metrede durmayı başaran Golf, üçüncü frenden onuncu frene kadar 37 metrelik durma mesafesini korumayı başardı. Fren sistemi ısındıkça pedal yumuşamasına karşın duruş mesafesinde değişiklik olmaması takdire değer. Test sırasında yaşadığımız ilginç bir olay bulunuyor. Saatte 100 km/s civarında bir hızla ilerlerken sağ ön kapı camı açıldığında sürücü kapısından rüzgar sesi gelmeye başladı. Böyle bir tepkiye daha önce rastlamamıştık.
Yollara 1974 yılında çıkan ilk Golf, aynı zamanda kompakt sınıfın doğuşunu da simgeliyor. Dördüncü nesliyle Türkiye'de de çok popüler olan Golf’ün beşinci nesli, 2003 yılının son aylarında Avrupa'da satışa sunuldu. Türkiye'ye ilk etapta 1.6 litre 102 HP, 1.6 litre 115 HP'lik benzinli motorlarla ithal edilmeye başlanan Golf V'in 2.0 litre 150 HP benzinli versiyonu haziranda, 2.0 litre 140 HP dizel motorlu versiyonuysa eylülde satışa sunulacak. Yeni Golf, üç ve beş kapılı karoser seçenekleri ve 4 farklı donanım paketiyle satılıyor.
Karoser, iç mekan
Tüm sınıflarda değişen tasarım trendleri, yollarda çok farklı karakterlerde otomobiller görmemizi sağlıyor. Alışılmadık çizgilere sahip modeller arasında yine tanıdık bir tasarımla mücadele etmeye devam eden Golf, muhafazakar müşterileri ve tasarım oyunlarından hoşlanmayanları hedefliyor. Dördüncü nesile göre çok daha dinamik görünen yeni Golf, eskiden kalan ana hatlarını gizlemiyor. Kalın ve dik C sütunu bu hatların en belirgin olanları. Golf V, boyutları bakımından yerini aldığı modele göre önemli farklılıklara sahip. Aks mesafesi (2578 mm) 67 mm uzatılan yeni Golf, dördüncü nesilden 55 mm daha uzun (4204 mm), 24 mm daha geniş (1759 mm) ve 41 mm daha yüksek (1485 mm) yapıya sahip. Audi A3 ile birlikte VW Touran'ın da üretildiği PQ35 kodlu platform üzerine geliştirilen yeni Golf’ün burun yapısında ilk dikkat çeken unsurlar, geniş ön alt spoyler, iki lensle daha saldırgan bir görünüm kazanan farlar, üç şeritli ızgara, kullanılmadığı zaman kaput ile ön cam arasına gizlenen silecekler oluyor. Aracın A ve B sütunları arasındaki yapı, 4. nesil Golfle benzerlik gösteriyor. Arkadaysa düşük bagaj eşiğiyle Polo'yu andıran bagaj kapağı ile birlikte profile taşan stop grubu yer alıyor. Yeni Golf’ün gövdesinde güvenlik anlamında da ciddi çalışmalar yapılmış. Gövdenin dinamik sertliğinin bükülme direnci yüzde 15 ve esneme direnci de yüzde 35 arttırılmış. Gövdenin statik bükülme sertliği (25 bin Nm) yüzde 80 oranında geliştirilmiş. Bu değer halen sınıfının en iyi rakamı. Ayrıca yeni Golf’ün, 2005 yılında yürürlüğe girecek olan ve daha sert kurallar içeren arkadan çarpışma testlerini karşılayabilecek biçimde geliştirilmiş olduğu da vurgulanıyor. Otomobilin dış boyutlarındaki büyüme, iç mekanda da hemen hissediliyor. Örneğin önde omuz mesafesi 3 cm, arka koltuklardaki diz mesafesi ise 5.2 cm arttırılmış. Kokpit tasarımı eskisine göre daha modern ama hala sade. Gösterge tablosu dört daire ve bir yol bilgisayarı ekranından oluşan Golfte üç kollu yeni tip direksiyon simidi kullanılmış. Aracın tamamen yeninen orta konsolu ise Touareg ve Touran modellerini andırıyor. Tüm bu yeniliklere karşın, far kumandası elektrikli cam düğmeleri gibi bazı unsurların eski nesilden alınması, maliyet kaygılarının ne kadar öne çıktığını gösteriyor. Plastik ve işçilik kalitesi konusunda da yer yer eski nesilin gerisinde kalan Golf V, buna rağmen sınıf standartlarının üzerinde kalmayı başarıyor. Tüketicilerini beklenmedik ölçüde yüksek kaliteye alıştıran Golf, bu tip eleştirileri almaya hazır olmalı. Büyüyen boyutlar Golfte fazladan 20 lt (350 litre) daha bagaj hacmi sağlıyor. Ancak iki parçalı katlanan arka koltuk sırtlıkları dışında değişkenlik özelliği sunmaması, eksi puan anlamına geliyor.
Motor, performans
VW, direkt benzin enjeksiyon sistemine FSI adını veriyor. Golf’ün 1.6 litrelik FSI motoru ilk kez Touran modeliyle Türkiye pazarına giriş yapmıştı. Üstten çift eksantrikli ve 16 supaplı modern motor 115 HP güç ve 155 Nm'lik torkuyla kendi sınıfının en başarılı değerlerini sunuyor. Bu motor, uzun yıllar Golfte kullandığı 8 supaplı motoru nedeniyle olumsuz eleştiri alan VW'den gerçekten etkileyici bir cevap. Ancak bu cevap, pratikte, kağıt üzerinde olduğu kadar etkili olamıyor. Alt devirlerde biraz yorgun hissi veren, orta devirlerde kendine gelen motor, uzun oranlı 6 ileri vitesli manuel şanzımanın da kurbanı oluyor. Üst devirlerde gücünü oldukça iyi hissettiren motor, 5 ve 6'ıncı viteslerdeki ara hızlanmalarda sürücüsünü hayal kırıklığına uğratabiliyor. Yakıt ekonomisi amacıyla uzun tutulan son iki vites sanki otomobilin tüm hareket enerjisini yutuyor. Devir ibresi 3000 seviyesini geçtiğindeyse FSI motor karakter değiştiriyor ve yüksek devirlere doğru istekli bir şekilde tırmanmaya başlıyor. Devir bandının sonlarına doğru sesini de yükselten motorun gaz pedalına verdiği tepkiler de oldukça hızlı. Bu nedenle sollamalara çıkarken vites düşürmek çok faydalı. Yakıt tüketimim düşürmek için uğraşan mühendislerin son buluşlarından biri olan direkt benzin püskürtme sistemi, Golfte işini iyi yapıyor. 100 km'deki 7.8 litrelik ortalama tüketim değeriyle Golf’ün menzili 700 km sınırını aşıyor.
Kullanım, konfor
Daha önce bir Golf’ün çok iyi yol tutuş özelliklerine sahip olması için GTI olması gerekiyordu. İşte Golfte yaşanan en büyük değişiklik de burada. Dört kollu, bağımsız arka süspansiyonla donatılan Golf, artık göğsünü gere gere virajlı yollarda ava çıkabiliyor. Bu sınıfın en iyi yol tutuşa sahip otomobili olarak gösterilen Ford Focus'un tahtını sarsan Golf, yüksek konfor seviyesiyle de rakiplerinin önüne geçebilecek kapasitede olduğunu gösteriyor. Sportline donanım versiyonunda standart olarak sunulan ESP, sürüş güvenliğini en üst noktaya çıkarıyor. Elektrohidrolik direksiyon sistemi de benzerleri arasındaki en iyi örneklerden biri. Bu sayede keskin ve net yönlendirmeler yapılabiliyor; ancak hıza duyarlılığı biraz fazla sert kalıyor. Yeni Golf’ün sürücü koltuğu çok rahat sayılmaz. Çok geniş bir mekan olmasına karşın minderin uzun yapısı kısa ve orta boylu sürücülerin baldırlarına rahatsızlık veriyor. Buna karşın, tanıdık ayarlama mekanizmaları kolay kullanılıyor ve koltuk istenilen pozisyona rahatça ayarlanabiliyor. Direksiyon simidinin yükseklik ve derinlik ayarlı olması da sürücünün işini kolaylaştırıyor. Tipik Golf özelliği olan kalın C sütunu daha önceki nesilde olduğu gibi çapraz görüşü aşırı kısıtlıyor. Ama herhalde Golf kullanıcıları bu duruma alışmıştır. Golf V'in süspansiyon sistemi kadar etkileyici bir diğer yönü de fren sistemi. 100 km/s hızdan yaptığımız ilk frende 36 metrede durmayı başaran Golf, üçüncü frenden onuncu frene kadar 37 metrelik durma mesafesini korumayı başardı. Fren sistemi ısındıkça pedal yumuşamasına karşın duruş mesafesinde değişiklik olmaması takdire değer. Test sırasında yaşadığımız ilginç bir olay bulunuyor. Saatte 100 km/s civarında bir hızla ilerlerken sağ ön kapı camı açıldığında sürücü kapısından rüzgar sesi gelmeye başladı. Böyle bir tepkiye daha önce rastlamamıştık.
KIRIK LİNK İÇİN : haylaz_murat_000@hotmail.com