Yorum: #1
10-27-2009, 05:49
Kemoterapinin Potansiyel Yan Etkileri
Meme kanserinin tedavisi için kemoterapi gören hastalarda, bu tedaviye bağlı olarak görülen yan etkiler bazı faktörlere bağlı olarak oldukça fazla farklılık gösterebilir. Bu faktörlerin arasında, kullanılan ilaçların tipleri, dozajları, ve verilme süreleri vardır. Akılda tutulmalıdır ki, bu bölümde açıklanan yan etkiler olası yan etkilerdir ve bazı hastalar bu yan etkilerden hiç etkilenmezken bazı hastalar bir yada bir kaçından etkilenir. Pek çok durumda, meme kanserinin kemoterapi ile tedavisinin yararları, kemoterapinin riskleri, verdiği rahatsızlıklar ve yan etkileri ile karşılaştırılamayacak kadar büyüktür.
Kemoterapinin en yaygın yan etkileri:
* Mide bulantısı ve kusma
* Saç kaybı (alopecia)
* Yorgunluk
Bazı kemoterapi ilaçları midenin ve bağırsakların iç yüzeyini oluşturan dokuları hassaslaştırabilir. Cisplatin, cyclophosphamide, doxorubicin ve yüksek dozlarda verildiğinde etoposide mide bulantısı ve kusmaya yol açması daha olası kemoterapi ilaçlarıdır. Bazen mide bulantısı ve kusma tedavinin hemen ardından yada tedaviye başlanması ile başlar. Bazı durumlarda da hastalar beklentilerinden etkilenerek mide bulantısı yaşayabilirler, bu hastaların mide bulantısı ile tedavi arasında kurdukları psikolojik ilişkilendirmenin bir sonucudur. Pek çok durumda, kemoterapinin yan etkisi olarak görülen bulantı ve kusmanın önüne geçilmesi için ilaçlar verilebilir.
Saç kaybı (alopecia) kemoterapinin diğer bir yaygın yan etkisidir. Oluşan saç kaybı geçicidir ve bazı kadınlarda saç köklerinin kemoterapi ile zayıflayarak daha hızlı saç dökülmesine yol açması nedeni ile oluşur. Saçlarını kaybeden kadınlarda saç kaybı ikici kemoterapi civarında oluşur. Kemoterapinin bitmesi ile saçlar geri gelir, ancak bazı hastalarda saçlar hastanın kemoterapi öncesi sahip olduğundan farklı olarak geri gelebilir (Düz yada kıvırcık saçlar gibi). Kemoterapi ile saçlarını kaybeden kadınlar, kemoterapi boyunca değişik eşarplar, şapkalar yada peruklar kullanabilirier.
Beyaz (akyuvarlar) ve kırmızı (alyuvarlar) kan hücreleri ile kanamayı önleyici kan hücreleri olan platelet lerin sayısının azalması kemoterapinin diğer bir olası yan etkisidir. Akyuvarlar vücudun bağışıklık sisteminin temel taşlarındandır. Normalde bir milimetreküp kanda 4,000 ila 10,000 tane arasıda akyuvar bulunur. Akyuvar sayısının bu normal değerlerin altına inmesine leukopenia denir. Aslında bir kaç çeşit akyuvar hücresi vardır, neutrophils adı verilen akyuvar hücreleri vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardım ederler. Bu hücrelerin sayısının çok fazla azalmasına neutropenia adı verilir. Neutropenia kemoterapi tedavisi boyunca kontrol edilmesi gereken bir yan etkidir, ve genellikle bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar yardımı ile tedavi edilebir.
Kemoterapi kandaki alyuvar sayısının azalmasına da neden olabilir. Normalde, bir milimetreküp kanda 4 ila 6 milyon tane alyuvar vardır. Alyuvar sayısının normal değerlerin altına düşmesi ile anemi oluşur. Yorgunluk, baş dönmesi, baş ağrısı, nabız da ve soluma hızında artış anemisi olan hastalarda görülebilen şikayetler arasındadır. Anemi bazı durumlarda ilaçlarla tedavi edilebileceği gibi, alyuvar sayının çok azalması kan naklini gerektirebilir.
Kemoterapi gören hastaların bazılarında platelet sayısı normal değeri olan millimetreküpte 150 ila 450 bin adetten daha aza inebilir. Bunun bir sonucu olarak hastalar da küçük ve büyük berelenmelere olan yatkınlığın artması, kesilmeler sonucunda normalden uzun süren kanamalar, burun ve diş eti kanamaları görülebilir. Platelet sayısı aşırı şekilde azalan hastalarda iç kanamalar da görülebilir. Bu gibi durumlarda hastalara platelet aktarımı yapılır. Bunun yanı sıra bazı durumlarda operlvekin (Neumega) gibi ilaçlarda verilebir.
Kemoterapi alan kanser hastaları, kemoterapinin erken menepoza yada kısırlığa yol açabileceğini bilmelidirler. Kemoterapiye başlandığında doğal olarak menapoza girmeye yakın olan kadınların kemoterapinin sonucu olarak daha erken menapoza girme olasılığı daha fazladır. Kemoterapi alan kadınların bir kısmıda menapoza girmekte olan kadınlarda görülen belirtiler görülebilir, bunların arasında ani terlemeler, vajinal kuruluk ve adet dönemlerinde düzensizleşmeler vardır. Bu şikayetler seyrek görülen şikayetler değildirler ve genellile ilaçla yada kemoterapi tedavisinde yapılan değişikliklerle tedavi edilebilirler. Bu tip şikayeti olan kadınların, bu durumu doktorları ile tartışmaları önerilir. Kemoterapi ilaçları hamilelikte alındıklarında sakat doğumlara neden olabilirler, bu nedenle kadınların kemoterapi boyunca hamile kalmamalırı önerilir. Tedavi sonrası çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu isteklerini doktorları ile tartışmaları önerilir. Yapay döllenme veya benzeri yöntemlerde kullanılmak amacı ile sperm veya yumurtanın tedavi öncesi alınarak saklanması gibi yöntemler yüksek risk grubundaki kadınlara önerilebilinilir.
Kemoterapinin bunlar dışındaki yan etkileri arasında:
* Enfeksiyon riskinin artması
* Ağız yaraları
* Tad alma duygusunda değişmeler
* İştah azalması
* İshal yada Kabızlık
* Karıncalanma veya yanma hisleri
* Ellerde ve ayata uyuşma hissi
* Deri rahatsızlıkları (kızarıklık, döküntü, akne)
* Tırnaklarda koyulaşma, kırılganlaşma yada çatlama
* Böbrek ve mesane enfeksiyonları
* Kemoterapinin hemen ardından gelen nezle benzeri belirtiler
* Vücutta sıvı toplanması
Bunlara ek olarak, bazı kemoterapi ilaçlarının daha başka riskleri vardır. Örneğin, uzun bir süre boyunca yüksek dozlarda alındığında doxorubicin (Adriamycin) adlı ilaç kalıcı kalp problemlerine yol açabilir. Adriamycin kullanması gereken hastalar tedavi öncesi kalp problemleri için kontrolden geçmeli ve durumları tedavi boyunca gözaltında tutulmalıdır.
Bu uzun olası yan etki listesine rağmen, kanserin kemoterapi ile tedavisinden sağlanan yararlar olası komplikasyınlar ve riskler ile karşılaştırılamayacak kadar büyüktür, ve genellikle uygun ilgi ve dinlenme aracılığı ile bu yan etkilerin büyük çoğunluğunun üstesinden gelmek mümkündür.
Kemoterapinin Yan Etkilerinin Üstesinden Gelmek
Kemoterapinin bazı yan etkilerini yaşayan hastalara, bu yan etkileri azaltmak veya gidermek amacı ile ilaçlar verilebilir. Örneğin, kemoterapinin en yaygın yan etkilerinden olan mide bulantısı, kusma ve yorgunluk hissine karşı tek başına olduğu gibi diğer ilaçlarla da karıştırılarak alınabilen bir kaç çeşit ilaç vardır. Bu ilaçlardan bazıları:
Anzemet (kimyasal adı: dolasetron mesylate) adlı ilaç ameliyat yada kemoterapi sonucu oluşan mide bulantısını önleyerek veya azaltarak kusmanın önüne geçer. Araştırmacılara göre kemoterapiye bağlı bulantı hissi, ince bağırsak duvarındaki hücrelerin salgıladığı bir maddenin (serotonin) sinir sistemi tarafından algılanmasına bağlı olarak gelişmektedir. Anzemet bağırsaklarda bulunan sinirlerin merkezi sinir sistemi ile olan bağlantısını keserek çalışır.Tablet olarak alınabileceği gibi enjeksiyon ile de alınabilir.
Compazine (kimyasal adı: prochlorperazine) adlı ilaç ameliyat yada kemoterapi sonucu oluşan mide bulantısının ve kusmanın kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Compazine tablet, şurup, fitil ve enjekte edilebir formlarda satılmaktadır. Compazine alınan diğer ilaçlar ve alkolle etkileşime girebilir.
Kyril (kimyasal adı: granisetron hydrochloride) birleşik devletler gıda ve ilaç idaresi tarafından (FDA) kemoterapi hastalarında mide bulantısına karşı kullanılması onaylanmış bir ilaçtır. Kyril genellikle kemoterapiye başlanmadan bir saat kadar önce verilir. Bazı durumlarda ilk dozdan 12 saat sonra ikinci bir doz da verilebilinilir. Kyril tablet yada enjekte edilebilinir formda satılmaktadır.
Phenergan (kimyasal adı: promethazine) yatıştırıcı, ve orta düzeyde bulantı önleyici özellikler içerir. Kemoterapiye bağlı bulantının önlenmesi veya tedavi edilmesi amacı ile kullanılabilir. Phenergan şurup, fitil ve enjekte edilebilir formlarda satılmaktadır.
Procrıt (Kimyasal adı: Epoetin Alfa) kemoterapiye bağlı kronik yorgunluğun daha fazla sayıda kırmızı kan hücresi üretilmesi ile azaltılması amacı ile kullanılır. Kemoterapi kanserli hücreleri olduğu kadar normal hücreleri de etkiler. Bunun bir sonucu olarak kemoterapi kırmızı kan hücrelerinin sayısının azalmasına yol açarak anemiye sebep olur. Gözlemlenebilen en belirgin yan etki aşırı yorgunluk hissidir
Zofran, kemoterapiye bağlı kusma ve mide bulantısının önüne geçmek amacı ile kullanılır. Zofran hap, sıvı solüsyon yada enjekte edilebilir formlarda satılmaktadır. Hap formunda ki Zofran’ın ilk dozu genellikle kemoterapi seansının başlamasından 30 dakika önce verilir ve daha sonraki Zofran hapları kemoterapi sonrasındaki bir – iki gün boyunca düzenli aralıklarla alınır.
Kemoterapi süresince düşük kan sayımı gösteren hastalara, kan hücreleri ve plateletlerin sayılarının arttırılması amacı ile ilaçlar verilebilir. Verilen ilaçlar sayısının arttırılması hedeflenen kan hücrelerinin tipine göre değişir. Örneğin, bir beyaz kan hücresi olan neutrophil’lerin sayısının azalması neutropenia denilen hastalığa neden olur. Bu hastalara, özel büyüme faktörleri içeren ilaçlar verilebilir, bunların içinde kimyasal adı sargramostim olan Leukine ve kimyasal adı filgrastim olan Neupogen vardır.
Meme kanserinin tedavisi için kemoterapi gören hastalarda, bu tedaviye bağlı olarak görülen yan etkiler bazı faktörlere bağlı olarak oldukça fazla farklılık gösterebilir. Bu faktörlerin arasında, kullanılan ilaçların tipleri, dozajları, ve verilme süreleri vardır. Akılda tutulmalıdır ki, bu bölümde açıklanan yan etkiler olası yan etkilerdir ve bazı hastalar bu yan etkilerden hiç etkilenmezken bazı hastalar bir yada bir kaçından etkilenir. Pek çok durumda, meme kanserinin kemoterapi ile tedavisinin yararları, kemoterapinin riskleri, verdiği rahatsızlıklar ve yan etkileri ile karşılaştırılamayacak kadar büyüktür.
Kemoterapinin en yaygın yan etkileri:
* Mide bulantısı ve kusma
* Saç kaybı (alopecia)
* Yorgunluk
Bazı kemoterapi ilaçları midenin ve bağırsakların iç yüzeyini oluşturan dokuları hassaslaştırabilir. Cisplatin, cyclophosphamide, doxorubicin ve yüksek dozlarda verildiğinde etoposide mide bulantısı ve kusmaya yol açması daha olası kemoterapi ilaçlarıdır. Bazen mide bulantısı ve kusma tedavinin hemen ardından yada tedaviye başlanması ile başlar. Bazı durumlarda da hastalar beklentilerinden etkilenerek mide bulantısı yaşayabilirler, bu hastaların mide bulantısı ile tedavi arasında kurdukları psikolojik ilişkilendirmenin bir sonucudur. Pek çok durumda, kemoterapinin yan etkisi olarak görülen bulantı ve kusmanın önüne geçilmesi için ilaçlar verilebilir.
Saç kaybı (alopecia) kemoterapinin diğer bir yaygın yan etkisidir. Oluşan saç kaybı geçicidir ve bazı kadınlarda saç köklerinin kemoterapi ile zayıflayarak daha hızlı saç dökülmesine yol açması nedeni ile oluşur. Saçlarını kaybeden kadınlarda saç kaybı ikici kemoterapi civarında oluşur. Kemoterapinin bitmesi ile saçlar geri gelir, ancak bazı hastalarda saçlar hastanın kemoterapi öncesi sahip olduğundan farklı olarak geri gelebilir (Düz yada kıvırcık saçlar gibi). Kemoterapi ile saçlarını kaybeden kadınlar, kemoterapi boyunca değişik eşarplar, şapkalar yada peruklar kullanabilirier.
Beyaz (akyuvarlar) ve kırmızı (alyuvarlar) kan hücreleri ile kanamayı önleyici kan hücreleri olan platelet lerin sayısının azalması kemoterapinin diğer bir olası yan etkisidir. Akyuvarlar vücudun bağışıklık sisteminin temel taşlarındandır. Normalde bir milimetreküp kanda 4,000 ila 10,000 tane arasıda akyuvar bulunur. Akyuvar sayısının bu normal değerlerin altına inmesine leukopenia denir. Aslında bir kaç çeşit akyuvar hücresi vardır, neutrophils adı verilen akyuvar hücreleri vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardım ederler. Bu hücrelerin sayısının çok fazla azalmasına neutropenia adı verilir. Neutropenia kemoterapi tedavisi boyunca kontrol edilmesi gereken bir yan etkidir, ve genellikle bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar yardımı ile tedavi edilebir.
Kemoterapi kandaki alyuvar sayısının azalmasına da neden olabilir. Normalde, bir milimetreküp kanda 4 ila 6 milyon tane alyuvar vardır. Alyuvar sayısının normal değerlerin altına düşmesi ile anemi oluşur. Yorgunluk, baş dönmesi, baş ağrısı, nabız da ve soluma hızında artış anemisi olan hastalarda görülebilen şikayetler arasındadır. Anemi bazı durumlarda ilaçlarla tedavi edilebileceği gibi, alyuvar sayının çok azalması kan naklini gerektirebilir.
Kemoterapi gören hastaların bazılarında platelet sayısı normal değeri olan millimetreküpte 150 ila 450 bin adetten daha aza inebilir. Bunun bir sonucu olarak hastalar da küçük ve büyük berelenmelere olan yatkınlığın artması, kesilmeler sonucunda normalden uzun süren kanamalar, burun ve diş eti kanamaları görülebilir. Platelet sayısı aşırı şekilde azalan hastalarda iç kanamalar da görülebilir. Bu gibi durumlarda hastalara platelet aktarımı yapılır. Bunun yanı sıra bazı durumlarda operlvekin (Neumega) gibi ilaçlarda verilebir.
Kemoterapi alan kanser hastaları, kemoterapinin erken menepoza yada kısırlığa yol açabileceğini bilmelidirler. Kemoterapiye başlandığında doğal olarak menapoza girmeye yakın olan kadınların kemoterapinin sonucu olarak daha erken menapoza girme olasılığı daha fazladır. Kemoterapi alan kadınların bir kısmıda menapoza girmekte olan kadınlarda görülen belirtiler görülebilir, bunların arasında ani terlemeler, vajinal kuruluk ve adet dönemlerinde düzensizleşmeler vardır. Bu şikayetler seyrek görülen şikayetler değildirler ve genellile ilaçla yada kemoterapi tedavisinde yapılan değişikliklerle tedavi edilebilirler. Bu tip şikayeti olan kadınların, bu durumu doktorları ile tartışmaları önerilir. Kemoterapi ilaçları hamilelikte alındıklarında sakat doğumlara neden olabilirler, bu nedenle kadınların kemoterapi boyunca hamile kalmamalırı önerilir. Tedavi sonrası çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu isteklerini doktorları ile tartışmaları önerilir. Yapay döllenme veya benzeri yöntemlerde kullanılmak amacı ile sperm veya yumurtanın tedavi öncesi alınarak saklanması gibi yöntemler yüksek risk grubundaki kadınlara önerilebilinilir.
Kemoterapinin bunlar dışındaki yan etkileri arasında:
* Enfeksiyon riskinin artması
* Ağız yaraları
* Tad alma duygusunda değişmeler
* İştah azalması
* İshal yada Kabızlık
* Karıncalanma veya yanma hisleri
* Ellerde ve ayata uyuşma hissi
* Deri rahatsızlıkları (kızarıklık, döküntü, akne)
* Tırnaklarda koyulaşma, kırılganlaşma yada çatlama
* Böbrek ve mesane enfeksiyonları
* Kemoterapinin hemen ardından gelen nezle benzeri belirtiler
* Vücutta sıvı toplanması
Bunlara ek olarak, bazı kemoterapi ilaçlarının daha başka riskleri vardır. Örneğin, uzun bir süre boyunca yüksek dozlarda alındığında doxorubicin (Adriamycin) adlı ilaç kalıcı kalp problemlerine yol açabilir. Adriamycin kullanması gereken hastalar tedavi öncesi kalp problemleri için kontrolden geçmeli ve durumları tedavi boyunca gözaltında tutulmalıdır.
Bu uzun olası yan etki listesine rağmen, kanserin kemoterapi ile tedavisinden sağlanan yararlar olası komplikasyınlar ve riskler ile karşılaştırılamayacak kadar büyüktür, ve genellikle uygun ilgi ve dinlenme aracılığı ile bu yan etkilerin büyük çoğunluğunun üstesinden gelmek mümkündür.
Kemoterapinin Yan Etkilerinin Üstesinden Gelmek
Kemoterapinin bazı yan etkilerini yaşayan hastalara, bu yan etkileri azaltmak veya gidermek amacı ile ilaçlar verilebilir. Örneğin, kemoterapinin en yaygın yan etkilerinden olan mide bulantısı, kusma ve yorgunluk hissine karşı tek başına olduğu gibi diğer ilaçlarla da karıştırılarak alınabilen bir kaç çeşit ilaç vardır. Bu ilaçlardan bazıları:
Anzemet (kimyasal adı: dolasetron mesylate) adlı ilaç ameliyat yada kemoterapi sonucu oluşan mide bulantısını önleyerek veya azaltarak kusmanın önüne geçer. Araştırmacılara göre kemoterapiye bağlı bulantı hissi, ince bağırsak duvarındaki hücrelerin salgıladığı bir maddenin (serotonin) sinir sistemi tarafından algılanmasına bağlı olarak gelişmektedir. Anzemet bağırsaklarda bulunan sinirlerin merkezi sinir sistemi ile olan bağlantısını keserek çalışır.Tablet olarak alınabileceği gibi enjeksiyon ile de alınabilir.
Compazine (kimyasal adı: prochlorperazine) adlı ilaç ameliyat yada kemoterapi sonucu oluşan mide bulantısının ve kusmanın kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Compazine tablet, şurup, fitil ve enjekte edilebir formlarda satılmaktadır. Compazine alınan diğer ilaçlar ve alkolle etkileşime girebilir.
Kyril (kimyasal adı: granisetron hydrochloride) birleşik devletler gıda ve ilaç idaresi tarafından (FDA) kemoterapi hastalarında mide bulantısına karşı kullanılması onaylanmış bir ilaçtır. Kyril genellikle kemoterapiye başlanmadan bir saat kadar önce verilir. Bazı durumlarda ilk dozdan 12 saat sonra ikinci bir doz da verilebilinilir. Kyril tablet yada enjekte edilebilinir formda satılmaktadır.
Phenergan (kimyasal adı: promethazine) yatıştırıcı, ve orta düzeyde bulantı önleyici özellikler içerir. Kemoterapiye bağlı bulantının önlenmesi veya tedavi edilmesi amacı ile kullanılabilir. Phenergan şurup, fitil ve enjekte edilebilir formlarda satılmaktadır.
Procrıt (Kimyasal adı: Epoetin Alfa) kemoterapiye bağlı kronik yorgunluğun daha fazla sayıda kırmızı kan hücresi üretilmesi ile azaltılması amacı ile kullanılır. Kemoterapi kanserli hücreleri olduğu kadar normal hücreleri de etkiler. Bunun bir sonucu olarak kemoterapi kırmızı kan hücrelerinin sayısının azalmasına yol açarak anemiye sebep olur. Gözlemlenebilen en belirgin yan etki aşırı yorgunluk hissidir
Zofran, kemoterapiye bağlı kusma ve mide bulantısının önüne geçmek amacı ile kullanılır. Zofran hap, sıvı solüsyon yada enjekte edilebilir formlarda satılmaktadır. Hap formunda ki Zofran’ın ilk dozu genellikle kemoterapi seansının başlamasından 30 dakika önce verilir ve daha sonraki Zofran hapları kemoterapi sonrasındaki bir – iki gün boyunca düzenli aralıklarla alınır.
Kemoterapi süresince düşük kan sayımı gösteren hastalara, kan hücreleri ve plateletlerin sayılarının arttırılması amacı ile ilaçlar verilebilir. Verilen ilaçlar sayısının arttırılması hedeflenen kan hücrelerinin tipine göre değişir. Örneğin, bir beyaz kan hücresi olan neutrophil’lerin sayısının azalması neutropenia denilen hastalığa neden olur. Bu hastalara, özel büyüme faktörleri içeren ilaçlar verilebilir, bunların içinde kimyasal adı sargramostim olan Leukine ve kimyasal adı filgrastim olan Neupogen vardır.










