Yorum: #1
10-27-2009, 05:50
Yüksek Dozda Kemoterapi / Kemik İliği Nakilleri / Kök Hücre Kurtarımı
Yüksek dozda kemoterapi kullanımı ile meme kanseri tedavisi, bu konunun uzmanları arasında hala tartışılmakta olan bir yöntemdir. Yapılan pek çok araştırma, yüksek dozlu kemoterapinin geleneksel kemoterapi tedavisinden daha iyi olduğu tezini desteklememiştir. Ancak, bazı araştırmalarda ilerlemiş aşamadaki meme kanseri hastalarının yüksek dozlu kemoterapi ile tedavisi sonrasında umut verici iyileşmeler gözlenmiştir. Günümüzde, bu tedavi yakından takip edilen klinik deneylere katılmakta olan ilerlemiş düzeyli meme kanseri hastaları için önerilmektedir.
Uzun süren yüksek dozlu kemoterapi tedavileri kemik iliği hücrelerine zarar verebilir. Bunun bir sonucu olarak, yüksek dozlu kemoterapi alan hastalara kemik iliği nakli yada kök hücre aşılanması gerekebilir.
Kemik iliği nakli tedavisinin aşamaları;
* Hastadan kemik iliği hücreleri çıkartılır ve dondurulur
* Yüksek dozlu kemoterapi uygulanır
* Daha önceden çıkarılmış olan kemik iliği hücreleri, bir operasyonla geri enjekte edilir
* Enjekte edilen hücreler, çoğalmaya ve kan hücreleri üretmeye başlarlar.
Kemik iliği nakli olasılığı yüksekse, doktorlar kemoterapi öncesi hastanın bacak yada kalça kemiğinden ilik örnekleri alırlar. Çıkartılan bu kök hücreler, korunmaları amacı ile hemen dondurulurlar. Daha sonra hastaya yüksek dozlu kemoterapi uygulanır, bu süreçte vücut ta kalan kemik iliği hücrelerinin bir kısmı da ölür. Kemoterapinin tamamlanmasının ardından, korunmuş olan kemik iliği hücreleri geriye enjekte edilirler. Enjeksiyon sonrası, bu hücreler çoğalmaya başlar ve aynı zaman da beyaz ve kırmızı kan hücrelerini de üretirler.
Doktorlar yakın zamanda kemik iliği nakilleri yerine kök hücre kurtarımı yöntemini kullanmaya başlamışlardır. Kök hücreler henüz işlevsel farklılaşma göstermemiş ön hücrelerdir ve vücudun gereksinimine göre değişik hücrelere dönüşürler. Kök hücre kurtarımı yönteminde, kemoterapi öncesinde hastanın kanından kan kök hücreleri ayrılırlar. Yüksek dozda kemoterapi uygulanmasının hemen sonrasında, hastaya geri verilen kan kök hücreleri kemik iliğinin işlevini geri getirir. Araştırmalar göstermiştir ki kök hücre kurtarımı yöntemi kemik iliği nakli ile karşılaştırıldığında daha az yaşamsal risk taşımaktadır.
Sonuç
Kemoterapi kanser tedavisinde ve kanserin tekrarlama riskini azaltmada çok etkin bir yöntem olabilir. Araştırmacılar kemoterapi ve kanser tedavisi konularında önemli ilerlemeler göstermektedirler. Araştırmaların devam etmesi ile, yan etkisi daha az ve daha etkin kemoterapi ilaçlarının daha yaygın olması beklenmektedir. Buna ek olarak, kemoterapinin istenmeyen yan etkilerini önleyen ilaçların gelişimi de devam etmektedir. 2000 yılının kasım ayında yapılan uluslararası bir toplantıda, uzmanlar kanseri göğüs dışına çıkmamış hastalarda da adjuvant kemoterapinin standart tedavi olarak önerilmesi üzerinde görüş birliğine varmışlardır. Meme kanseri olan kadınların kemoterapi konusunu doktorları ile tartışmaları önerilir.
Yüksek dozda kemoterapi kullanımı ile meme kanseri tedavisi, bu konunun uzmanları arasında hala tartışılmakta olan bir yöntemdir. Yapılan pek çok araştırma, yüksek dozlu kemoterapinin geleneksel kemoterapi tedavisinden daha iyi olduğu tezini desteklememiştir. Ancak, bazı araştırmalarda ilerlemiş aşamadaki meme kanseri hastalarının yüksek dozlu kemoterapi ile tedavisi sonrasında umut verici iyileşmeler gözlenmiştir. Günümüzde, bu tedavi yakından takip edilen klinik deneylere katılmakta olan ilerlemiş düzeyli meme kanseri hastaları için önerilmektedir.
Uzun süren yüksek dozlu kemoterapi tedavileri kemik iliği hücrelerine zarar verebilir. Bunun bir sonucu olarak, yüksek dozlu kemoterapi alan hastalara kemik iliği nakli yada kök hücre aşılanması gerekebilir.
Kemik iliği nakli tedavisinin aşamaları;
* Hastadan kemik iliği hücreleri çıkartılır ve dondurulur
* Yüksek dozlu kemoterapi uygulanır
* Daha önceden çıkarılmış olan kemik iliği hücreleri, bir operasyonla geri enjekte edilir
* Enjekte edilen hücreler, çoğalmaya ve kan hücreleri üretmeye başlarlar.
Kemik iliği nakli olasılığı yüksekse, doktorlar kemoterapi öncesi hastanın bacak yada kalça kemiğinden ilik örnekleri alırlar. Çıkartılan bu kök hücreler, korunmaları amacı ile hemen dondurulurlar. Daha sonra hastaya yüksek dozlu kemoterapi uygulanır, bu süreçte vücut ta kalan kemik iliği hücrelerinin bir kısmı da ölür. Kemoterapinin tamamlanmasının ardından, korunmuş olan kemik iliği hücreleri geriye enjekte edilirler. Enjeksiyon sonrası, bu hücreler çoğalmaya başlar ve aynı zaman da beyaz ve kırmızı kan hücrelerini de üretirler.
Doktorlar yakın zamanda kemik iliği nakilleri yerine kök hücre kurtarımı yöntemini kullanmaya başlamışlardır. Kök hücreler henüz işlevsel farklılaşma göstermemiş ön hücrelerdir ve vücudun gereksinimine göre değişik hücrelere dönüşürler. Kök hücre kurtarımı yönteminde, kemoterapi öncesinde hastanın kanından kan kök hücreleri ayrılırlar. Yüksek dozda kemoterapi uygulanmasının hemen sonrasında, hastaya geri verilen kan kök hücreleri kemik iliğinin işlevini geri getirir. Araştırmalar göstermiştir ki kök hücre kurtarımı yöntemi kemik iliği nakli ile karşılaştırıldığında daha az yaşamsal risk taşımaktadır.
Sonuç
Kemoterapi kanser tedavisinde ve kanserin tekrarlama riskini azaltmada çok etkin bir yöntem olabilir. Araştırmacılar kemoterapi ve kanser tedavisi konularında önemli ilerlemeler göstermektedirler. Araştırmaların devam etmesi ile, yan etkisi daha az ve daha etkin kemoterapi ilaçlarının daha yaygın olması beklenmektedir. Buna ek olarak, kemoterapinin istenmeyen yan etkilerini önleyen ilaçların gelişimi de devam etmektedir. 2000 yılının kasım ayında yapılan uluslararası bir toplantıda, uzmanlar kanseri göğüs dışına çıkmamış hastalarda da adjuvant kemoterapinin standart tedavi olarak önerilmesi üzerinde görüş birliğine varmışlardır. Meme kanseri olan kadınların kemoterapi konusunu doktorları ile tartışmaları önerilir.










